Hastahane Odası

Gece öylesine karanlıktı ki, siyahın içinde gezinen siyah hareleri sayabiliyordum. Küçücük bir hastane odasında, yaşamın dapdaracık odalarını,sıkışmışlığını yüzüme vuran, nefesimi kesen o gece..Bir ara karşımda yatan babamın oksijen maskesini kendi yüzüme takıp, soluğumu ona verip gitmek istedim, gideceğini söyledikleri, birilerinin söylediği o cennet kapısına.Cehennem de olurdu fark etmezdi hani. Kapının altından sızan, koridordaki o soğuk floresanın ışığı..Babamın bir ana kuzusu olduğunu o gece anladım, sanki küçüldü küçüldü de 9 yaşlarında bir erkek çocuğuna dönüştü karşımda. Büyük çok büyük soğuk taş duvarlar yıkılıyordu üstüme, etlerim parçalanıyor, kanıyordum. Sabah olacak mıydı,  tıbbın elimizden kopardığı umudu bize verebilecek olan var mıydı? Sabaha doğru sızmışım sandalyede. Gözlerimi açtığımda bana bakıyordu ağzında o kimsede olmayan tatlı tebessümle.

Mutluluk bu işte dedi, seni izleyip umutlanmak yaşama dair..!
2014′

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir